Özellikle 1960’l? y?llar?n sonuna do?ru ve 1970’li y?llar?n ba?lar?nda uzun bir zamandan sonra, Erzurum Palandöken’de ilk telesiyej ve konaklama tesisi yat?r?mlar? Erzurum Valileri Mustafa Uygur ve Necmettin Karaduman dönemlerinde gerçekle?tirildi. Karaduman’dan sonra gelen bütün Valilerin hizmet döneminde K?? Turizmi ve Palandöken’in geli?tirilmesi konusu her zaman gündem de kalm?? ancak Erzurum K?? Turizmi projesinin ciddiyetle ele al?nmas? ancak Vali Recep Birsin Özen(1985-1989) döneminde mümkün olabilmi?tir. Bu dönemde Erzurum’da bir K?? Turizmi Komitesi kurulmu? ve ba?kanl???na DS? 8.Bölge Müdürü Erdo?an Cimilli getirilmi?ti. Say?n Cimilli Palandöken Da??’n?n maketini dahi yapt?rm??t?. Bu çal??mada bende Ba?kan Yard?mc?s? olarak görev ald?m. Erzurum K?? Turizmi Komitesi Erzurum Halk E?itim Salonunda ilk genel toplant?s?n? yapt?. Bu toplant?da Erzurum’da K?? Turizm’inin nas?l geli?tirilece?i konusu tart???ld?. Bende sa?l?kl? ve planl? bir geli?me için Erzurum Palandöken silsilesi için bir “ Master Plan “ yap?lmas? fikrini ortaya att?m. Görü?üm toplant?ya kat?lanlar taraf?ndan olumlu bulunarak kabul edildi.
Master Plan fikrinin kabul edilmesi ile K?? Turizmi konusunda böyle bir çal??ma yapacak Mühendislik -Mü?avirlik firmalar?n?n o günkü ?artlarda Türkiye’de olmamas? ve uluslararas? çapta böyle bir plan çal??mas?n? finanse etmek için Erzurum ölçe?inde bir kaynak temininin mümkün olmamas?, bu konuda ki en önemli engeli te?kil ediyordu. Böyle bir finans kayna??n? ancak Hükümet kanal?yla bulabilece?imizi dü?ünerek, Ankara’ya gitmeye karar verdim. O s?rada Türkiye’de 46. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Ba?bakan Turgut Özal’?n ba?kanl???nda görev yap?yordu. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanl??? görevinde ise Malatya Milletvekili Yusuf Bozkurt Özal(1940-2001) beyefendi bulunuyordu. Say?n Özal’?n bu görevde olmas? Erzurum için büyük bir ?anst?.
Erzurum Eski Milletvekili, Ula?t?rma ve Kültür Bakanl?klar? yapm?? de?erli hem?erimiz Say?n R?fk? Dan??man(1924-2018) Özal Ailesi ile dünürlük ba?? vard?. Bu yak?nl??? bildi?imden dolay? Say?n R?fk? Dan??man’? ziyaret ederek, konuyu kendisine açt?m. Say?n Dan??man’da bana Yusuf Bozkurt Bey’den randevu alabilece?ini söyledi. Ekonomi ile ilgili DPT(Devlet Planlama Te?kilat?) dahil bütün kurulu?lar Yusuf Bozkurt Özal Bey’e ba?l?yd?. Kendisini Say?n R?fk? Dan??man’?n bana iletti?i randevu saatinde ziyaret ettim ve çok s?cak bir ?ekilde kar??land?m. Say?n Özal’?n memleketi Malatya d???nda, ilin sorunlar?n?n tart???ld??? ve muhataplar?yla çözüm bulunmaya çal???ld??? ikinci ekonomik zirveyi de daha sonraki bir tarihte DPT’nin toplant? salonunda Erzurum için düzenledi?ini hat?rdan ç?karmamak gereklidir. .
Say?n Özal’a Say?n R?fk? Dan??man özet olarak konuyu anlatm??t?. Genç ya?ta kaybetti?imiz Yusuf Bozkurt Özal k?vrak zekâs?yla konuyu zaten kavram??t?. Bende Erzurum K?? Turizmi konusunda kendisine gerekli geli?meleri aktard?m. Yusuf Bey Erzurum K?? Turizmi Master Plan projesini Devlet Planlama Te?kilat? Ara?t?rma- Geli?tirme bütçesinden uluslararas? ihaleye ç?karabileceklerini söyledi. Kendisi bana Ku?kay, senden bir ricam var. Avusturya ve Kanada Ticaret Mü?avirliklerine git ve bu konuda deneyimi olan firmalar?n listesini al ve getir dedi. Bende Avusturya ve Kanada Ticaret Ata?eliklerine giderek, K?? Turizmi konusunda uluslararas? deneyime sahip firmalar?n listesini sa?lad?m ve Devlet Bakan? Yusuf Bozkurt Özal’?n özel kalemine verdim. Yusuf Bey sözünü yerine getirerek, Erzurum K?? Turizmi Master Plan çal??mas?n? uluslararas? ihaleye açt?. Yap?lan ihale sonucunda bir ABD-Kanada Mü?terek Te?ebbüsü olan “Delcon -Snow Engineering “ firmas? 2 milyar TL. bir bedelle ihaleyi kazand?. Bu yabanc? firman?n Türkiye’deki orta?? STFA(Sezai Türke?-Fevzi Akkaya) Mühendislik ve Mü?avirlik firmas? seçildi.
Master Plan?’nda birinci kademede Palandöken-H?n?s Bo?az?, ikinci kademede Palandöken Konakl? Bölgesi ve üçüncü kademede Gez Yaylas? ve Ya?murcuk kayak merkezleri planland?. Master Plan? 1990 y?l?nda tamamland?. Böylece Palandöken Da??’nda mekanik ve konaklama tesisleri, pistler, paten sahalar? ile di?er yat?r?m alanlar?n?n yerleri belirlenmi? oldu. Palandöken-H?n?s Bölgesi için 2.000 yatak öngörüldü.
Palandöken, Bakanlar Kurulu’nun 93/4838 say?l? karar? ile Erzurum H?n?s Bo?az?, Konakl?, Gez Yaylas? ve Ya?murcuk bölgelerini içeren saha 2634 say?l? Turizme Destek Kanunu’nun 3.maddesi gere?ince Turizm Merkezi olarak kabul edildi. Karar 17.9.1993 gün ve 21731 say?l? Resmi Gazete ’de yay?nlayarak yürürlü?e girdi.
Erzurum K?? Turizmi Master Plan?’n?n yap?lmas? ve yürürlü?e girmesiyle birlikte, birinci derecede öncelikli Palandöken bölgesinde yat?r?mlar?n ve yap?la?man?n bu plana uygun olarak gerçekle?tirilmesi sa?land? ve plana büyük ölçüde uyuldu. Bu yüzden “Master Plan” ?n Erzurum K?? Turizmi Merkezi’nin geli?mesinde tarihi bir rol oynad??? bir gerçektir. Ancak Erzurum K?? Turizmi aç?s?ndan yeteri ölçüde tan?t?lamad??? ve gerekli tan?t?m etkinliklerinin yap?lamad??? da izahtan ötedir. . 2011 Erzurum Winter Universiade ( Üniversite K?? Oyunlar?) dan sonra uluslararas? çapta müsabakalar ve ?ampiyonalar düzenlenmemesi bu dü?üncemi do?rulamaktad?r.
Kaynak: Durdemir Bilirdönmez(Ed.), ?pek Yolun’dan Olimpiyata Erzurum, Kültür Bakanl??? Yay?nlar?, 2010,Ankara,s.39-53.
KIRMIZI GÜL DEMET DEMET ( Ö?r. Gör. Talat ÜLKER SAYI18)
“Bana derler gam yükünü sen götür Benim yük götürür derman?m m? var”
Kervanlar, eski zamanlarda kara yoluyla insan, erzak ve e?ya ta??mac?l??? yapan kafilelerdi. Tüccarlar, yard?mc?lar? ve sürücüler gibi farkl? kimselerden olu?an kervan?n toplanmas? ve hareket zaman? belirli kurallara ba?l?yd?. Kervanlar yolculuk s?ras?nda yaz?n s?caktan kaç?nmak, di?er mevsimlerde ise konaklanmas? gereken yere gündüz varmak için gece yol al?rlard?.
Kervanlar?n gitti?i en uzun yol, ipek yolu ad? verilen güzergâh olup, Roma ça??ndan itibaren Uzak Asya’da, 13. yüzy?ldan itibaren de ?ran ve Güney Kafkasya’da üretilen ipe?in Anadolu üzerinden Avrupa’ya ta??nmas?nda kullan?l?yordu. ?pek yolunun asl?nda yola benzer yan? pek yoktu, kervan sahipleri ve tüccarlar hiçbir i?areti bulunmayan patikalar aras?nda, gidecekleri yönü kestirmeye u?ra??r ve develerinin bin bir zahmetle o do?rultuda yürütürlerdi.
Kervanla yolculuk ve ta??mac?l?k s?ras?nda hayvanlar? süren, sevk ve idare eden ve onlar?n bak?m? ile ilgilenen ki?ilere kervani ad? verilirdi. Bu ki?ilerin ba??nda ise bütün kervan?n sevk ve idaresi ile te?kilat?ndan sorumlu olan kervan-ba?? (kervanc? ba??, kervan-ke?, kârbân-sâlâr) bulunurdu. Kervanba??, konup göçmeleri belirleyen, yolculuk s?ras?nda ç?kabilecek anla?mazl?klar? kervandaki di?er tüccarlar?n da kat?l?m?yla çözümleyen, konak yerinde güvenlik önlemlerini alan ve kafilenin masraflar?yla ilgilenen kimseydi. Genellikle de bir veya iki yard?mc?s? bulunurdu. Kervanba??lar üzerlerine ald?klar? görevler ve yolda ç?kan masraflar için, kervan mensuplar?ndan ta??d?klar? yük ba??na bir mebla? al?yordu.
Kervan-ba??n?n yard?mc?s? çavu? denilen görevliydi. Çavu?, kervan-ba??n?n kararlar?n? kervandakilere duyurur, yiyecek ve yem tedarik eder, mola yerini duyurur ve mola yerinde gece boyunca gezerdi.
Kervanlarda yük ve yolcu ta??yan hayvanlar? sevk ve idare eden ki?ilere kervan sürücü, deveci, deve sürücü, e?ek sürücü, kat?rc? denilirdi. Ç?ng?rak sesleri alt?nda ilerleyen kervanlarda bu ki?iler kervan sahipleri ya da tüccarlar taraf?ndan para ile tutulur ve masraflar? yine onlar taraf?ndan kar??lan?rd?.
Kervanlarda insanlar? ve yüklerini at, deve ve kat?rlar ta??yordu. Her zaman ve zor ko?ullarda yük ta??yabilen develer kervanlar için idealdi. Bir deve ortalama 250 kilo civar?nda, yani bir at veya kat?r?n en az iki kat? kadar bir yükü, nispeten dü?ük bir maliyetle ta??yabiliyordu. Ayr?ca Türkmenlerin tek hörgüçlü Arap develeriyle çift hörgüçlü Orta Asya develerinden ürettikleri melez develer, Anadolu’nun çetin arazisiyle so?uk ve ya???l? iklimine çok uygundu.
Kervanlar genellikle kervansaraylarda konaklamay? tercih ediyorlard?. Kervansaraylar, e?k?yalara kar?? sa?lam, kale gibi binalard?. Ancak her konakta kervansaray yoktu. D??ar?da konaklamak gerekti?inde, su kenarlar? tercih ediliyor ve yolcular çad?rlarda veya a?aç altlar?nda aç?kta konakl?yorlard?.
Kervansarayda konaklaman?n baz? kurallar? vard?. E?yalar ve hayvanlar yerle?tirildikten sonra gece kap?lar kapan?r, sabahleyin herkes hayvan?n?n ve mal?n?n çal?nmad???na emin olduktan sonra aç?l?rd?. E?er birinin eksi?i varsa herkesin e?yas? aran?rd?. Kervansaraydaki h?rs?zl?k ve soygun olaylar?ndan bölgeyi yöneten ad?na, kervansaray amiri sorumluydu. Kervansaraylarda verilen hizmet süresi s?n?rl?yd?. Genellikle yaln?z üç gün paras?z yemek ve oda verirdi. Daha sonra yolcular?n gitmesi gerekirdi.
Kervan yolculu?u oldukça riskliydi. Aylarca yol gitmek, iklim ko?ullar?na ve yolun bütün tehlikelerine kar?? dayanmak y?prat?c?yd?. Kervan ticareti s?ras?nda ba?ka sorunlar ç?kabiliyordu. Tüccarlar?n kervansaraylarda mallar? çal?nabiliyor, mallar?na el konulabiliyor, yollar?n? e?k?ya kesebiliyordu. E?k?ya sald?r?lar? özellikle 17. yüzy?lda kervan ticareti için önemli bir sorun haline gelmi?ti. Osmanl? topraklar?nda 16. yüzy?l?n sonlar?ndan itibaren ba?layan buhranlar?n neden oldu?u kar???kl?klar (özellikle Celâli isyanlar?) köy ve ?ehir ya?am?n? oldu?u gibi yol güvenli?ini de etkilemi?ti. Bu dönemde silahl? büyük e?k?ya çeteleri ortaya ç?km??t?. Bazen mültezimlerin de kervanlar? tehdit etti?i oluyordu. Bu gibi durumlarda tüccar?n ba?vurabildi?i tek seçenek asgari bir güvenlik sa?lanamayan yollardan uzak durmakt?. Kervanc?lar Karac’o?lan gibi dünyay? umursamayan insanlar de?ildiler. Onlar?n ipek yüklü, erzak yüklü, akçe yüklü kervanlar? vard?.
Dirilirler dirilirler gelirler
Huzuru mah?erde divan
dururlar
Harami var diye korku
verirler
Benim ipek yüklü
kervan?m m? var
Halk anlat?lar?nda kervan soymak bir kahramanl?k ve bir cesaret i?i olarak görülür ve bunu becerenler çevreye nam salarlard?. Köro?lu, Bolu Da?lar?’ndaki ününü bir anlamda kervanlar? soymakla kazanm??t?r. Dede Korkut Hikâyelerindeki figürlerden Bay Püreo?lu, yurtlar?na gelen bir kervan? soyguncular?n elinden almakla “Bams? Beyrek” olmu?tur. Kervanlar alt?n ve gümü?ün akt??? nehirler gibi zenginlik alametidir. Kervanlar Ali Baba ile K?rk Haramilerdeki zenginli?in kayna??d?r. Develerle yap?lan kervan yolculu?u masallara konu oldu?u gibi yeni olaylar?n da habercisidir.
Kervanlar, tasavvufta ahiret yoluna do?ru ç?k?lm?? göç kafilesi olarak görülürdü. Bu meteforda kervanc? peygamber veya ?eyhtir. Ondan ayr?lmak yoldan ve dinden ç?kmakt?r. Kervanc?l?k, Suriye’ye ticarete giden Hz. Muhammed’in mesle?i ve Hz. Yusuf’u kuyudan kurtarmas?yla üç semavi dince kurtulu?un sembolüdür. Bu yüzden çok sevilen bir Yunus ?iirinde hayat bir kervan kafilesi gibi görülür:
Ah nice bir uyursun,
uyanmaz m?s?n
Göçtü kervan,
kald?k da?lar ba??nda
Ça?r???r tellallar
inanmaz m?s?n
Göçtü kervan,
kald?k da?lar ba??nda
Do?u Anadolu’nun kervanlar? için gidilen en önemli pazarlardan biri Revan’d?. Bir y?l?n eme?i olan mahsulü bir kervana kat?larak Revan pazar?na götürmek en önemli kazanç alanlar?ndan biriydi. Tarlas?n?n, bahçesinin mahsulünü satmak için bütün yol tehlikelerini göze alarak yola dü?mek bölge insan?n?n kaderiydi. Bölgenin merkezi olan Erzurum’da denklerini tamam eden kervanlar dü?erdi yollara. Yol gurbet demekti. Türk tarihin kadim zamanlar?ndan beri yoldayd? ve bu yüzden “Türk için be?ikten ötesi gurbet” denmi?ti. Gurbet ve ayr?l?k hüznümüzü beslemi? as?rlarca ve gurbet bizi yakt?kça biz de türkü yakm???z. 'Gitti gelmez' yakar??lar?yla yüre?i yanan analar?n, sevda de?il bir alamet diyen yavuklular?n ve dahi be?ikte yetim kalm?? bebelerin yakar??lar? ezgi olmu? da dolmu? sinelere.
Ezgi dedi?in bu toprakta hüzne batm?? gözya??d?r, yürek yan?kl???d?r, can ac?s?d?r. Gurbet ac?s?yla yüre?ini da?lamam?? kaç ferdi var ki bu milletin. Gurbete ç?kmayanlarda gurbeti içlerinde bilmi?ler bu yüzden. Ya ekmek kavgas? için yollar?na dü?ülmü? gurbetin ya vatan ve namus u?runa seferberli?e ç?k?lm??. Nice seferden kara haber gelmi?, nice kervan götürdü?ünü getirmemi?. Her kara haber, her gidip de gelmeyen yan?k bir ezgiye söz olup kar??m?? sonsuzluk kervan?na…
K?rm?z? gül demet demet
Sevda de?il, bir alamet
Gitti gelmez ol muhannet,
?ol Revan'da balam kald?.
Yavrum kald?, Balam nenni.
Nenni ya? Nenni ki hem de ne nenni. Balaya nenni, yavruya nenni. Ya?? k?rk? a?sa da analar?n gözünde hala “nennilik bala”d?r evlatlar?.
Ama bu ezgide gönül yang?n?n?n kokusu var. Belli gök ekini biçmi? gene ecelin ora??. Belli ki ecel ku?unun demir pençesi gene bir sineye saplam?? c?rna??n?. Belli ki gene bir anan?n yüre?i yanm??. Çeyizinin nak??lar? gözya??na batm?? bir tazenin. ?yi de ya Revan? Revan neresi?
Tarihini bilmeyenin co?rafyas?n?n s?n?rlar?n? ba?kalar? belirler. Sen yurdunun s?n?rlar?n? haritalarda m? arars?n? Yan?l?rs?n. Senin yurdunun s?n?rlar?n türkülerin çizmi?tir.
Türkü ki “Diyarbak?r etraf?nda da?lar var” demektedir, Diyarbak?r senindir.
Türkü ki “Urfa’n?n etraf? dumanl? da?lar” demektedir, Urfa senindir.
Türkü ki “Kerkük’ün kal’as?yam” demektedir Kerkük senindir.
Türkü ki “akma Tuna” demektedir, Tuna serhadd?d?r vatan?n da ondan söylemektedir
Türküler ki Ba?dat demektedir. Halep demektedir.
Üsküp demektedir. Türküler çizmektedir s?n?rlar?m?z? ezgileriyle.
Haritalara aldanma gönül. Cetvelle çizilmi? haritalar ça??n en büyük yalanc?lar?.
Evet, Revan neresi? Revan, bugünkü ad?yla Erivan, yani günümüzdeki Ermenistan'?n ba?kenti... 1850’li y?llara kadar yirmiyi a?k?n camisiyle, kapal? çar??s?yla, nüfusunun yüzde yetmi?e varan ço?unlu?uyla Türk kokan ?ehir. ?imdiyse bir tek Türk ya?amamakta ve bir tek cami kalmam?? ayakta. Türkümüze konu olan olay?n geçti?i zaman ise, büyük olas?l?kla 17. yüzy?l civar?...
Neden derseniz, Revan Selçukludan beri Türk yurdudur. 15. as?rdan itibaren de Osmanl?n?n en önemli ticaret merkezlerinden biri. Bir ara ba?ka bir Türk devletinin, Safevilerin eline geçmi?. Y?l 1635. Dördüncü Murat iki yüz elli bin ki?ilik bir orduyla Revan’a sefer düzenlemi?. Sekiz ay, yirmi dokuz günlük ku?atma sonunda, Revan yeniden Osmanl? topraklar?na kat?lm??. Eskisi gibi kervanlar gider gelir olmu?. Mal götürüp, mal getirmi?ler...
Kervanlar ki onlar bazen hasret ta??m??lar bazen kara haber. E?k?yan?n, dü?man?n, y?rt?c? hayvan?n, hastal???n pençesinde nice can b?rakm?? kervanlar. Götürmü? de her götürdü?ünü getirmemi? kervanlar. ??te, Mehmet de gidip gelen kervanc?lardan birisi... Hani türkümüzde gitti gelmez denilen muhannet.
Mehmet de Mehmet hani... Karaya??z bir delikanl?... Anas?n?n da tek 'balas?'... Bir ata bini?i var, bir cirit at??? var, bir bar tutu?u var ki, anlatma ya kelimeler yetmiyor. Bile?i de yüre?i de yi?it Mehmet’in. Mihnetsiz ekip biçiyor topra??n?, yeti?tirdi?i ürünü kervana kat?p, Revan'da sat?yor. Ta?? tutsa, suyunu ç?karacak kadar güçlü.
Bir anas? bir de yavuklusu var Mehmet’in. Bir de çocuklu?undan beri bir gün bile aksatmad??? bir al??kanl???… Her ak?am tarla dönü?ü, bahçeden iki demet gül deriyor Mehmet. Biri anas?na, biri yavuklusuna. Anayla o?ul aras?nda bir simge gibi k?rm?z? gül demeti... Sevgi simgesi, sayg? simgesi.
Gülleri evinin duvar?na as?p kurutuyor ana... Onlarda o?ul kokusu var çünkü. Hele Mehmet kervandaysa. Gözü gönlü k?rm?z? gülün kurumu? demetinde anan?n. Rüyalar? hep Mehmet’in üstüne... Revan yollar?na bak?p kalmakta her ak?am. Dualar göndermekte gurbetteki balas?na.
Her ?ey yolundad?r. Ba?ta devlet vard?r çok ?ükür. Toprak emeklerini zayi etmemektedir, hamdolsun. Bir ayr?l?k var Revan seferlerinde boyunlar?n? büken onu da özlem biriktirmek saymadalar. Ama son seferde yüre?i buruktur anan?n. Gerçi devlet hâkimdir da?a ta?a. Dü?man korkusu, e?k?ya endi?esi yoktur ya, yol bu… Hastal??? sa?l??? var... Kar? var, ayaz? var. Bir de salg?n hastal?k söylentisi yay?lm??. Veba diye bir hastal?k k?r?p geçiriyormu? ortal??? Revan’da. Veba ki Azrail’in sa? eli o y?llarda. Ecel ku?unun demirden c?rna?? veba. Ölümün so?uk yüzü, gül bahçesinin vakitsiz güzü veba.
Vay oca?? bat?s? gurbet. Evi y?k?las? ölüm. Anas?n?n kuzusu Mehmet’i yakalay?vermi? yolda veba. At?n?n terkisinde iki demet gül. Ve anas?yla yavuklusuna ald??? elbiselik kuma?lar heybesinde. Ölüm bu. Pençesini sald??? yürekteki sevdaya, hasrete ac?r m? hiç… Ac?maz.
Mehmet’e de ac?mam?? ölüm. Anas?n? ve yavuklusunu say?klayarak can vermi? Mehmet. Bir çal?n?n dibine gömü?ler. Söylenememi? sözleri, anas?na, yavuklusuna biriktirdi?i özlemleriyle birlikte koymu?lar kara topra??n ba?r?na taze ölüyü. Gençmi?, sevenleri varm??, anas? ve yavuklusu yol gözlüyormu?… Ecel bu! Kimini sele, kimini yele verir. ?ki demet k?rm?z? gül at?n?n terkisinde, sevgisinin ve özleminin yan?k ezgileri so?umu? teninde. Art?k bir çal?d?r mezar ta?? Mehmet'in.
Bir tek Mehmet de?il vebaya teslim olan. Kervan?n ço?u k?r?lm??. Sahipsiz mezarlar gurbet yan?kl???nda hasretlerin can kokan çiçekleri gibi gövermi?ler vatan üstünde. Kalanlar peri?an. Utangaç. Ya??yor olmaktan utan?yorlar sanki... Sanki ölenlerin sorumlusu ölmeyenlermi? gibi... A??r a??r Erzurum'a giriyor kervan. Merakl? gözlerle kar??l?yor kervan? gurbet yolu gözleyen gönüller.
Ana bir yanda, yavuklu bir yanda Mehmet’i ar?yorlar Kervan’da. Mehmet görkemli delikanl?. Mehmet kervan tepeden görüldü?ü an seçilir. Mehmet ba?ç?s?d?r kervan?n. Gözlerini siler ana. Gözlerini siler yavuklu. Mehmet görünmemektedir.
Ye?il alevli ate?ler dü?er iki buruk yüre?e. ''O?lum, Memet'im nerede, birlikte ç?kt?n?z kervana, nerede kald?'' diye h?çk?rarak yap???r kervanc?n?n yakas?na ana. Gel de cevap ver. De ki veba ald? Mehmet’i. De ki ecel ald? yer gizledi. Deki bir da? ba??nda bir çal?n?n dibinde kald? mezar? Mehmet’in. Bir anaya nas?l söylenir ki bu haber.
Derken at? gelir Mehmet’in. At da mahzundur. Emanetini yar? yolda b?rakm?? olman?n hüznüyle yana??r anaya. Terkisinde iki demet gül vard?r at?n. Güller sevgi de?il, sayg? de?il gayri ar?l?k kokmaktad?r. Ölümün kokusu sinmi?tir güllere. Sesi solu?una dü?ümlenir anan?n. Gözya?? kaynar su olur dökülür içine. At?n terkisinden bir demet gülü al?r ana. Güç bela bir ah kurtulur gö?sünden. Elinde bir demet gül, dilinde yan?k bir ezgi. Dü?er Revan yoluna.
K?rm?z? gül demet demet
Sevda de?il, bir alamet
Gitti gelmez ol muhannet,
?ol Revan'da balam kald?,
Yavrum kald?, Balam nenni,
K?rm?z? gül her dem olmaz,
Yaralara merhem olmaz
Ol tabipten derman gelmez
?ol Revan'da balam kald?,
Yavrum kald?, Balam nenni.
K?rm?z? gülün ezeli,
Sam vurur döker gezeli,
Karaya??z?n güzeli
?ol Revan'da balam kald?,
Yavrum kald?, Balam nenni.