Devletin faydas?n?n ve öneminin aç?klanmas? oldukça önemlidir. Çünkü insanlar?n bir k?sm? cahil, bir k?sm? gafil, bir k?sm? ak?ll? ve bir k?sm? ise ak?ls?zd?r. Ak?ll? olanlar?n da ço?u nefsinin pe?ine tak?lm??t?r. Bu nedenle insanlar?n büyük bölümü devletin önemi ve faydas? hakk?nda bilgi sahibi de?illerdir. Bu yüzden bindi?i dal? kesti?inde ilk önce kendisinin dü?ece?ini dü?ünemeyen ahmaklar gibi nefislerini tatmin için devlete zarar ve ziyan vermekten sak?nmazlar. Ak?l sahibi olup nefsine galip gelenler devletin önemini bildikleri için ona zarar? dokunacak her ?eyden sak?n?r ve sak?nd?r?rlar.
Devletin önemini bilmek için öncelikle dinin de?erini bilmek gerekir. Yüce Allah, Kur’an-? Kerim’inde “?nkâr edenler ve kâfir olarak ölenler, yeryüzü dolusu alt?n? fidye verseler bile onlardan kabul edilmeyecektir” diye buyurmu?tur. Yani inkâr edenler, Allah’?n gönderdi?i dini kabul etmeyenler ve küfürde ?srar edenler k?yamet gününde kendilerini kurtarmak için dünya dolusu alt?n? fidye verseler bile cehennem azab?ndan kurtulamazlar. Demek ki dinin, mutlulu?un anahtar?d?r, hiçbir ?ey ona denk olamaz. Dinin olmad??? yerde, dünya dolusu mücevhere sahip olmak hiçbir anlam ifade etmez.
Dinin de?erinin anla??lmas?, devletin önemini ve faydas?n? dü?ünmeyi sa?lar. Bir insan ne kadar fakir olsa, zorluk ve s?k?nt? içerisinde olsa da can?n? ve ?rz?n? hiçbir ?eye de?i?mez. Hatta eskiler “Müminin ?rz? kan? gibidir” diyerek ?rz?n candan farks?z hatta candan bile de?erli oldu?unu bildirmi?lerdir. Bir mümin gözünün önünde ailesinden birinin utanç verici bir harekete maruz kalmas? ile can? aras?nda seçim yapmak zorunda kalsa, öldürülmeyi tercih eder. ?nsanlar için sahip olduklar? mal varl???n?n da o kadar de?eri vard?r ki, elinden al?nmak istense raz? olmaz, sava?makla mal?n? vermek aras?nda kalsa sava?may? tercih eder.
?nsan için çok de?erli olan dinin, can?n, ?rz?n ve mal?n garantisi devletin varl??? ve nizam? ile mümkün olur. Bu nedenle akl? ba??nda olanlar için devlet insan?n göz bebe?inden bile de?erlidir. Çünkü görme yetene?i olmayanlar bile devlet sayesinde dinlerini, canlar?n?, ?rzlar?n? ve mallar?n? koruyabilirler. Allah göz bebe?imizden bile daha de?erli olan yüce devletimizi her türlü beladan korusun.
Devlet zay?f dü?er, nizam ve intizam bozulursa büyük bal?klar?n küçük olanlar? yuttu?u gibi insanlar?n güçlüleri zay?flar?n?n canlar?na, ?rzlar?na, dinlerine ve mallar?na musallat olur. ?nsanlar aras?nda kavga eksik olmayaca??ndan düzen bozulur ve kimsenin can?, mal?, ?rz? ve dini güvence alt?nda olmaz.
Devletin önemi aç?kland???na göre ikinci olarak düzen ve intizam?n nas?l sa?lanaca?? üzerinde durmam?z gerekir. Baz? bilginlerden aktar?l?r ki, devleti ayakta tutan on direk vard?r.
1. Güçlü ordu
2. Kalelerin sa?lamla?t?r?lmas?
3. Güvenli?in tesisi
4. Kanun hükümlerinin uygulanmas?
5. Makamlar?n liyakate göre da??t?lmas?
6. Adil valilerin ve hâkimlerin atanmas?
7. Devlet hazinesinden maa? alanlar?n maa?lar?n?n düzenli olarak ödenmesi
8. Hazinenin güvenilir kimselere teslim edilmesi
9. Her s?n?ftan halk?n s?k?nt?lar?ndan haberdar olunmas? ve onlar?n haklar?n?n korunmas?
10. ?stihbari faaliyetlere önem verilmesi
Tarih boyunca birçok devlet ve imparatorluk yükselip dü?mü?tür. Bu yükseli?lerin ve dü?ü?lerin nedenleri, tarih kitaplar?nda yaz?lm??t?r. Bir devletin y?k?lmas?na sebep olan etkenleri bilmek önemlidir. Bu nedenler çok fazla olsa da en önemli on tanesi ?unlard?r:
1. Halk?n haklar?na sayg? göstermeyen ve onlar? ezen yöneticiler
2. Görevlerini yapmayan ve ülkenin sorunlar?na çözüm üretmeyen idareciler
3. Halk?n büyük bir k?sm?n?n yoksul olmas?
4. Hat?r gönül ili?kileri do?rultusunda devlet kademelerine yap?lan tayinler
5. Devlet s?rlar?n? satan ve halk? yan?ltan idareciler
6. Yetki verilen kimselerin denetlenmemesi
7. Kararlar al?n?rken isti?are edilmemesi, bilgi sahibi kimselere de?er verilmemesi
8. Halk?n durumundan habersiz olunmas?
9. Halk?n üzerine dayanabilece?inden fazla vergi yüklenmesi
10. ?darecilerin f?rsatlar? kendi ç?karlar? için de?erlendirmesi
Devlet kademelerine yap?lacak atamalarda liyakatin gözetilmesi oldukça önemlidir. Zira yüce Allah Kur’an-? Kerim’inde “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi emreder…” diye buyurmaktad?r. Hz. Muhammed’in de bu ayete uygun olarak “Yapt??? atamalarda liyakat gözetmeyen yöneticiler Allah’a, elçisine ve tüm Müslümanlara ihanet olmu? olur” dedikleri rivayet edilmektedir. Devletin bekas? için liyakatin gözetilmesi oldukça önemlidir ve bu konuda asla ihmal gösterilmemelidir. Zira memuriyetlere ehil, salih, dindar ve adil kimseler hâkim olursa memleket mamur olur, din dü?manlar? zelil olur. Aksi durumda ise memleketin harap, din dü?manlar?n?n galip olmas? kaç?n?lmazd?r.
Devlet için en büyük tehdit açgözlü kimselerin idareci olarak atanmalar?d?r. Zalimleri hâkim yapmak, kap?s?na kuduz köpek ba?layan ki?inin durumuna benzer. Kuduz köpe?in ?s?rd??? ki?ilere gelen zarar?n sebebi köpe?i kap?s?na ba?layand?r. Tarih kitaplar?nda bu durumu aç?klayan güzel bir hikâye yer almaktad?r. Hikâyeye göre:
“Bir zamanlar Behram-? Gür ad?nda bir padi?ah avlanmak için vezirlerinden biriyle askerlerinden ayr?larak bir köyün önüne varm??. Padi?ah, o anda bir kaz görmü? ve elindeki ?ahini kaza salm??. Kazâ ve kaderden olsa gerek ?ahin kaza ula?amam?? ve geri dönmü?. Köydeki çocuklar o ki?inin padi?ah oldu?unu bilmeyerek “hey hey” diye ba??rm??lar. Padi?ah bu duruma çok sinirlenmi? ve vezire emretmi?: "Bu köyün halk?n? katlettikten sonra köyü harap edin!" Ak?ll? vezir padi?aha nasihat etmi?: "Padi?ah?m, e?er bu köyün harap olmas? sizin iste?iniz ise bu kadar büyük bir zulme ve kötü bir ün kazanmaya gerek yok. Ben kolayca hallederim." Padi?ah vezirin fikrini be?enmi?. Bundan sonra vezir ara?t?rma yaparak o köyde en fâs?k, câhil ve yaramaz ki?inin kim oldu?unu ara?t?rm?? ve onu huzuruna getirip ikramda bulunmu?. Daha sonra bir miktar alt?n ba???layarak köyün idaresini ona b?rakm??. O yaramaz adam da "Vezir bana ikram etti" diye kibir ve gururla her türlü f?ska ve fucura ba?lam??. Sarho?luk halinde kiminin kar?s?na, kiminin o?luna, kiminin mal?na el uzatm??. Di?er yaramazlar da ona uymu?lar. Köy zulüm ve fesatla dolmu? ve çok kan dökülmü?. Sonunda köy halk? sabredemeyip kaçm??lar, köy harap olmu?. Ak?ll? vezir padi?ah? o köye götürerek ve köyün harap oldu?unu göstermi?. Padi?ah yapt???na pi?man olup "Bu köyü tekrar mamur etmek mümkün müdür?" diye sormu?. Ak?l sahibi veziri "Evet mümkündür. Buyurursan?z tekrar mamur edelim" diye cevap verince ve padi?ah da "Mamur et, görelim nas?l yap?yorsun" demi?. Bunun üzerine ak?l sahibi vezir ara?t?rma yaparak o köyden da??lan insanlar?n en sâlih, âlim ve mütedeyyin olanlar? kimlerdir diye haber alm?? ve onlar? getirip ikrada bulunmu?. Bir miktar alt?n ba???layarak o köyün hakimli?ini ölünceye dek ona vermi?. O sâlih, âlim ve mütedeyyin ki?i de "Vezir bana ikram etti" diyerek gayret edip da??lan köy halk?n? geri ça??rm??, fakirlerine mal ile yard?m etmi?, zenginlerinin mal?n? ve mülkünü korumu?, adaleti sa?lam??. K?sa sürede köy eskisinden de daha güzel ve mamur olmu?. Daha sonra vezir padi?ah? tekrar köye götürerek ve mamur oldu?unu göstermi?. Padi?ah bu durumu görüp anlam?? ki fâs?k, câhil ve yaramaz olanlara makam verip memleket atamak ile memleket harap olurmu?. Sâlih, âlim ve mütedeyyin olanlara makam verip memleket atamak ve ölünceye dek görevden almamak ile memleket mamur olurmu?. Bundan sonra devlet ve saltanat i?lerinde sâlih, âlim ve mütedeyyin olanlar? istihdam edip fâs?k, câhil ve yaramaz olanlar? istihdam etmemesiyle k?sa sürede memleketi daha da mamur etmi?.”
Bir idarecide ?u dört özelli?in bulunmas?na dikkat edilmelidir:
Birincisi kendini kontrol edebilmesi oldukça önemlidir. Yani, duygular?n? ve davran??lar?n? dizginleyebilmeli, sakin ve dengeli olmal?d?r.
?kinci olarak, yetkin olmal?d?r. Yani kendisine verilen görevi lay?k?yla yerine getirmeli, çözüm üretebilmelidir.
Üçüncü olarak, dürüst olmal?d?r. Yani yalan söylememeli, çünkü yalan bütün kötülüklerin tohumudur.
Dördüncü olarak, güvenilir olmal?d?r. Yani kendisine emanet edilen görevi kötüye kullanmamal?, ihanet etmemelidir.
Bu dört özelli?i ta??mayan kimselerin idareci olarak tayin edilmeleri sak?ncal?d?r. Ayr?ca idareci olarak tayin edilen kimseler halk?n can?n?, mal?n?, namusunu korumak ve onlara huzurlu bir ya?am sa?lamak için zorluk çekmeye haz?r olmal?d?rlar. Kendi ç?karlar? için zenginlik, güç, ?öhret pe?inde ko?mak için de?il, halk?n hizmetkar? olmak için bu görevi üstlenmelidirler.
Baz? padi?ahlara, tahtlar?n? kaybettikten sonra “Sizi taht?n?zdan eden ne oldu?” diye sorulmu?. Onlar da ?u cevab? vermi?ler: “Önemli devlet i?lerini kendimiz takip etmek yerine lükse, e?lenceye ve keyfe dald?k. Devletimizi yönetmekle görevlendirdi?imiz vezirlerimiz, kendi ç?karlar?n? dü?ünerek devlet i?lerini bozdu. Memurlar?m?z halka zulmederek onlar?n nefretini kazand?. Halktan toplanan vergileri art?rd?kça halk?m?z?n gücü tükendi ve hazinemiz bo?ald?. Kölelerimizin haklar?n? vermedi?imiz için bize hizmet etmekten vazgeçtiler. Dü?manlar?m?z bize sald?rd???nda ise yeterli askerimiz ve sava? malzemelerimiz olmad?. Ancak en büyük sorunumuz, devlet i?lerindeki bozulmalardan haberdar olmamam?z oldu.”