?akik-i Belhi ve ?brahim Ethem aras?nda geçen bir olay anlat?l?r. Bir gün ?akik-i Belhi ?brahim Ethem’e sorar: “Geçinme, yeme içme hususunda ne yapars?n? Nedir ilken?” ?brahim Ethem: “Bulursak yeriz, bulmazsak ?ükrederiz.” der. ?akik-i Belhi: “Belh’in köpekleri de öyle yapar.” deyince ?brahim Ethem: “Ya siz ne yapars?n?z?” der. ?akik-i Belhi: “Bulursak da??t?r?z, bulamazsak ?ükrederiz.” deyiverir. Yukar?daki anekdotta anlat?lan günümüz insan? için fantastik bir durum. Bugün ki hâkim paradigman?n olu?turdu?u ya?am biçimini sürdüren dindar, laik ya da hangi anlam dünyas?nda yer al?rsak alal?m hepimize garip gelen, bizi ?a??rtan bir duru?. Modern dünya için fanteziden öteye gitmeyen bir anlam... B?rak?n bulunca payla?may?, da??tmay? hep biriktirme, daha fazla biriktirme, daha fazla, daha fazla… Modern ya?am?m?z?n kökeninde her ?eye, hep daha fazlas?yla sahip olma dürtüsü yat?yor. Modern paradigma, serbest piyasa, kapitalizm her türlü propaganda ayg?tlar?n? harekete geçirerek kökenimizdeki bu dürtüyü aç??a ç?kart?yor, alenile?tiriyor. Bütün yeryüzünü bir sermaye olarak gören ve buradan maksimum kar? elde etmek üzere programlanan kapitalizm önüne ç?kan, masas?na konan her ?eyi metala?t?rmakta ve tüketime sunmaktad?r. Kendi d???ndaki bütün alternatifleri de bir ?ekilde önünde diz çöktürerek insanl??? tüketim mekanizmas?, tüketim nesnesi k?lmaktad?r. Bir düzenin, desisenin, barbarl???n medeniyet k?l???nda dünyam?z? esir ald???, insano?lunun be?erlikten kurtulup âdem olmaya do?ru yol al?rkenki süreçte elde etti?i bütün kazan?mlar?n? ac?mas?zca ya?malayan bir sistemle iç içeyiz. Bir sistemin içindeyiz. Zafiyetlerimizi, kusurlar?m?z? yani yarat?l???m?z?n çamur yan?n? iyi çözümleyen, buradan hareketle içimizdeki kötüyü k??k?rtan ve buradan medeniyet dev?irdi?ini iddia eden modern barbarl???n vah?et sistemiyle ku?at?lm??t?r bütün yeryüzü. Sistem bütün üretim-tüketim biçimleriyle, askeri-sivil-bürokratik kurumlar?yla, ruhuyla, üretti?i iktisadi anlay??la, insan? ele al?? biçimiyle insan?n “yabanc?la?ma”s?n? getirmi?tir. ?nsan Yaratan’?n kendi ruhundan üfledi?i bir ruh ve çamurdan müte?ekkil bir varl?k de?ildir art?k. “Tek boyutlu” yaln?z ve yaln?z nefsini tatmine çal??an köledir. Bir mekanik köle… A?k deryas? bulanm??, A?k?n’? yitirmi? bir mekanik süreç. ?nsan mekanik süreçlere köle edilmi? bir varl?kt?r diyoruz. Bankalar?n, borsalar?n, reklamlar?n, rakamlar?n, istatistikî verilerin kölesi. Kendi hakk?nda, kendilik bilgisinde büyük bir cehalete sahip. Hiçbir ?ekilde varl???n? ve varolu?unu anlamland?ramayacak malumatlar?n çöplü?üne dönmü? bir haf?zas? var. Kapitalist sistem insana tüketim nesnesi olma d???nda herhangi bir dil önermiyor. Zaten bütün kitle-ileti?imin dayand??? dil de bu dildir. Ruhuyla ve bedeniyle tüketim nesnesine indirgenmi?, her ?eyin en iyisini, daha iyisini kendi için isteyen bencil bir dil. Reklamlar?n ayartt???, reklamlara göre giyinen, yiyen, içen son tahlilde bir reklam ö?esi haline gelen insan?n trajikli?i. ?stisnas?z bu trajediden bütün insanl?k pay?n? alm??t?r, almaktad?r. Dinlisi, dinsizi, do?ulusu, bat?l?s? bu çevrimin içindedir. Bu çevrimde birbirine kar??t gruplar, sistemler yok asl?nda. Herkes ayn? paradigman?n kullu?unda ya??yor. Daha çok kazanma, hep daha çok… Para kazanma, mal kazanma, mülk kazanma, prestij kazanma, güç kazanma. Hem güç kazanma için ç?rp?nma hem de güç tanr?s?na tap?nma. Paradan, maldan, mülkten putlar, totemler yaratma… Modern uygarl?k, var olu?unu perçinlemek maksad?yla hep ak?lc? bir uygarl?k oldu?undan, insanlar? geçmi?in hurafelerinden ar?nd?rarak daha rasyonel bir bak?? getirdi?ini iddia eder. Bu iddias? tamamen as?ls?zd?r. Modern insan?n etraf? daha çok hurafelerle, bat?l inançlarla ku?at?lm??t?r. ?nsan? tarihin karanl?klar?ndan kurtarmam??t?r bilakis yeni pagan gelenekler icat etmi?tir. Hayat?n bütün alanlar?n? sektörle?tirmi?tir. E?lence sektörü, turizm sektörü, inanç sektörü, sa?l?k sektörü… Ve bu sektörlerin azami kar? için do?ruyla yanl???, hakla haks?zl??? birbirine katarak ortaya bir garip sentez ç?karm??t?r. Art?k vücudumuzun, sa?l?m?z?n, zaman?m?z?n sahibi de?iliz. Üzerinde tasarruf hakk?na sahip olaca??m?z bir bedenimiz yok. Zihnimiz yok. Çünkü bütün bunlar sistemin i?gali alt?nda ve onun izniyle gerekli ?eyleri yapabiliyoruz. Yani reklam endüstrisi, moda ne diyorsa o kal?ba girmek zorunday?z. Kadim zamanlardaki pagan gelenekle tek fark o zaman ki bütün ritüellerin bir mant??? vard? ve insana ruhsal bir tatmin sa?layabiliyordu. Bu motifler bir bütünselli?in devam?n? vurguluyordu. ?imdiyse tamamen bu moral düzeyinden de soyutlanm?? pagan ritüeller. Tamamen hurafe ve saçmal?klar?n iktidar?. Çok güçlü, çok kavi, dokunulmaz, imkânlar? sonsuz görünen ve bütün bunlar?n sonucunda mutlu olmas?, özgür olmas? gereken insanl?k tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar zavall? ve ac?nas? olmam??t?r asl?nda. Evet, çok fazla imkân? var insan?n ama insanl?k bu imkânlar?n içinde yitip gitmi?tir. Hakikatini yitirmi?tir insanl?k. Özüne yabanc?d?r insan. Standardize edilmi?, sterile edilmi?, yapay bir var olu? alan?na hapistir insan ?imdi. ?nsan?n bir tutama??, tutunaca?? yoktur. Bir bo?lu?un var olu?una mahkûmdur. Bo?tad?r, bo?luktad?r…
**** “Din, a?k, ?iir… Bo?lukta yuvarlanan insan?n bir y?ld?za att??? merdivenler.” diyordu Cemil MER?Ç. Günümüz dünyas? için acaba din, a?k, ?iir ne ifade ediyor? Bo?lukta yuvarlanan insan? y?ld?zlar?n kat?na yücelten bu de?erler insan? modern mahpuslu?undan kurtarabilecek mi? Modern dünyan?n ruhunu yitirdi?inden bahsetmi?tik. Modern ili?kilerin bir al?? veri? mantalitesi içinde gerçekle?en süreçler oldu?unu, sistemin bütün alanlar? kar zarar mant???yla dizayn etti?ini bir kez daha söylüyoruz. Günümüzde bir ?eyin de?eri ona sahip olanlara getirdi?i rasyonel faydaya göre ölçülüyor. Bir ?ey tüketildi?i oranda de?erleniyor. Somut, ölçülebilir, dokunulabilir oldu?u oranda al?c? bulabiliyor. Din, a?k ve ?iir gibi insan?n bozulmam?? ruhuna, modern sistemin dejeneresine u?ramam?? varl???na hitap eden, onu saf haliyle muhatap alan anlam dünyalar?d?r. Ruhu paramparça olan, ruhsuzla?an, mekanik bir yabanc?la?maya u?rayan günümüz insan?n?n bu anlam dünyalar?yla ili?kisi de çarp?k olacakt?r. Olmu?tur da nitekim. Din de sanat ta ?iir de insano?lunun yeryüzü yolculu?unda ona e?lik eden, onun elinden tutup ruhunu ?s?tan de?erler de?ildir. Tüketime sunulan, para kazand?ran, prestij sa?layan birer metad?rlar. Modern ça??n zihinleri kirleten kesif havas?ndan her ?ey k?smetine dü?eni alm??t?r. Din de ?iir de sanat da insan?n sonsuzca kazanma h?rs?na kurban edilmi?tir. ?badetler, maneviyat, dini ritüeller seküler bir kazanma anlay???n?n ?ekillendirdi?i bir ba?lamda i?levselle?tirilmi?tir. ?badetler as?l manalar?ndan bo?and?r?larak mekanik süreçlere dönü?türülmü?tür. Modern sistem kendi varl??? için tehlikeli gördü?ü dinin en önemli, olmazsa olmaz ilkelerini görmezden gelerek silikle?tirmektedir. Tefecili?in kaleleri haline dönü?en bankalar?n devam? için faiz yasa?? görmezden gelinmektedir. Hak, adalet, dürüstlük modern ticaretin hazzetmedi?i özellikler oldu?undan hiç an?lmamaktad?r. Biriktirme hastas? günümüz insan?na zekâttan hiç bahsedilmez. Hac ibadeti ise bir turistik geziye dönü?türülmü?tür. Dinin en büyük ?iar? haks?zl?kla mücadeledir. Ama hiç yap?lmayan bir mücadeleye dönü?türülmü?tür. Dini sembol ve de?erler etraf?nda yuvalanan, dini tekellerine alan din bezirgânlar? komplekslerine ve h?rslar?na dini bir k?l?f uydurarak egolar?n? tatmin etmekteler. Yani dindar görünüp, dinden nemalananlar kapitalist sistemden daha a?a??l?kt?rlar. Kapitalizm vah?idir, kötüdür. Bunlar iki kat daha vah?i ve kötüdürler. Din deyip saraylar kuran, me?ruiyetlerini dinden alarak mal y??an, servet yapan, dini mal kazanma, güç kazanma arzular?na kurban eden ?eyhler, hocalar, hac?lar, müritler ayn? zamanda dinin kökten kar?? oldu?u sistemin can simidi i?levini görmektedirler. Kitleler uyumakta ve modern vah?et, kapitalist canavar insanl??? bo?maktad?r. Dini servetlerinin, zenginliklerinin nesnesi k?lan ve din üzerinden sömürü sistemi kuran dinciler kapitalistlerle stratejik bir ortakl?k içinde olacakt?rlar. ?nsan?n ruhunu ve bedenini tüm kötü huylardan, haramdan, hileden temizleme; Hakka ula?ma yolu olarak tan?mlanabilecek tasavvuf da maalesef günümüzde çok kötü ça?r???mlar yapan bir yap? olarak görülmektedir. Kendini var k?ld???n? iddia etti?i bütün kavramlar?n tam tersi bir görüntü vermektedir. Tüketim hastal???n? manevi bir ortamda gerçekle?tiren tasavvuf ileri gelenleri buradan muazzam bir güç dev?irerek kapitalizmin de?i?ik bir ?eklini ya?atmaktad?rlar. Modern hurafelere dini bir çe?ni katarak kitleleri sömürmekteler. Bu co?rafyada gelene?e yasland???n?, tasavvufi bir terbiyeye sahip oldu?unu iddia eden hatta kendi d??lar?ndaki bütün yap?lar? bat?l gören, özcü de?il kabukçu olmakla itham eden; ?akik-i Belhi’nin çizgisinde olduklar?n? her zaman vurgulayan sa?c? m?, muhafazakâr m?, tarikatç? m? sufi mi ne diyelim bir isim bulmakta zorland???m?z bunlar kapitalist sistemin en büyük motor gücüdürler. Terki dünya, terki ukba, terki terk tersine çal???yor yoksa? Evet. Yaz?m?z?n ba??ndaki anekdotta ?akik-i Belhi yak?c? bir ayr?nt?y? yüzümüze çarp?yor. O muazzam çeli?kiyi, var olu? gerginli?ini apaç?k dillendiriyor. Bütün her ?eyin en ufak ayr?nt?da gizli oldu?unu bir kez daha an?msat?yor. ?nsanl???n nerede ba?lay?p nereye gidece?ini gösteriyor hepimize. Ahsen-i takvim üzere yarat?l?p esfel-i safilin kuyular?n? boylayacak olanlara bir i?aret veriyor. Belh’in köpekleri bulunca yiyor, bulmay?nca ?ükrediyor. Ya modern insan?!....